Me'mûmun (İmâma Uyan Kişinin) Kıraati

Necd âlimlerinden bir topluluğa soruldu:

Soru: İmâma uyan kimsenin kendi kendine kıraat etmesi vâcib midir?

Cevap: Bu mesele hakkında âlimler ihtilâf etmişlerdir. Âlimlerden bir topluluk imâma, me'mûma (imâma uyan kişiye) ve münferide (tek başına namaz kılana) fâtiha okumayı vâcib olarak görmüşler ve hadîs ile istidlâl etmişlerdir. Bazı âlimler de sırrî ve cehrî bütün namazlarda imâma uyan için kıraati mekrûh görmüşlerdir. Bazı âlimler de orta bir yol izleyerek, imâma ve münferide her rekatte kıraati vâcib, me'mûm için de sırrî namazlarda mustehab, cehrî namazlarda –imâmı işitiyor ise- mekrûh görmüşlerdir. Buna da Allah azze ve celle'nin şu buyruğuyla istidlâlde bulunmuşlardır: 'Kur'ân okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun, umulurki rahmet olunursunuz.' (A'râf, 204) Ahmed, bu âyetin namaz hakkında indiğini söylemiştir. Şu hadîsi de delîl getirmişlerdir: 'Kimin imâmı varsa, imâmın kıraati onun kıraatidir.' Bizim yanımızda da amel böyledir ve tercîhimiz budur. Eğer me'mûm imâmla birlikte okursa namazı ifsâd olmaz. Bundan dolayı namazın fâsid olduğunu söyleyen hiç kimseyi bilmiyoruz. Bilakis âlimlerden bazıları bunu –geçen delîllerden ve başka delîllerden dolayı- sadece mekrûh olarak görmüşlerdir. Bu konuda geniş açıklamaların yeri burası değildir. Sonuç olarak bundan dolayı kimsenin namazı bâtıl olmaz.


Dureru's-Seniyye (4/394)

PAYLAŞ
(Onlar mı hayırlı) yoksa darda kalana kendine yalvardığı zaman karşılık veren ve (başındaki) sıkıntıyı gideren, sizi yeryüzünün hakimleri kılan mı? Allah'tan başka bir ilah mı var! Ne kadar da kıt düşünüyorsunuz! (Neml, 62)
Bir Müslüman bir ağaç diker de onun mahsulünden bir insan yahut hayvan yerse, muhakkak o yenilen şey, ağacı diken kimse için bir sadaka olur. (Buhari 13/6005, Müslim 1552/8)
İmam Ahmed b. Sinan el-Kattân –rahimehullah- der ki: "Dünyada ne kadar bid’atçi varsa, mutlaka hadis ehline buğzeder. Çünkü adam bid’at ortaya koydu mu kalbinden hadisin lezzeti sökülüp, alınır." (İmam Nevevî: "et-Tezkira".)