Allah Tahtının (Arşının) Üzerindedir Yarattıklarından Ayrıdır

İbn Ebî Hâtim şöyle der: Bize Ali b. el-Hasen b. Yezîd es-Sulemî tahdîs edip dedi ki: Babamı şöyle derken işittim: Hişâm b. Ubeydullah er-Râzî'yi şöyle derken işittim:

Bir adam cehmîlikten dolayı hapsedildi ve tevbe ettiğini söyledi. Onu imtihân etmesi için Hişâm b. Ubeydullah'a getirdiler. Hişâm ona: Allah'ın tahtının (arşının) üzerinde olduğuna, yarattıklarından ayrı olduğuna şehâdet ediyor musun? dedi. Adam: Şehâdet ederim ki Allah tahtının (arşının) üzerindedir. Ama yarattıklarından ayrıdır ne demek bilmiyorum, dedi. Bunun üzerine Hişâm şöyle dedi: Onu hapse geri götürün, çünkü o tevbe etmemiş!

Hişâm, Fakîh Ebû Hanîfe'nin arkadaşı Muhammed b. el-Hasen ashâbındandır. Muhammed onun evinde vefât etmiştir.

Şeyhulislâm İbn Teymiyye, Beyânu Telbîsi'l-Cehmiyye (1/196); Mecmûu Fetâvâ (5/49)

PAYLAŞ
«Onların etrafında doldurulmuş kadehler dolaştırılır. O içki ne rahatsızlık verir ne de sarhoş eder. Yanlarında da el değmemiş, yalnız kendilerine göz dikmiş, iri gözlü hûriler vardır. » (Saffat/46-47-48)
Bir Müslüman bir ağaç diker de onun mahsulünden bir insan yahut hayvan yerse, muhakkak o yenilen şey, ağacı diken kimse için bir sadaka olur. (Buhari 13/6005, Müslim 1552/8)
İmam Ahmed b. Sinan el-Kattân –rahimehullah- der ki: "Dünyada ne kadar bid’atçi varsa, mutlaka hadis ehline buğzeder. Çünkü adam bid’at ortaya koydu mu kalbinden hadisin lezzeti sökülüp, alınır." (İmam Nevevî: "et-Tezkira".)