Allah'ın İndirdikleri İle Hükmetmeyenler Hakkında Davet İmâmlarının Sözleri (1)

ALLAH'IN İNDİRDİKLERİ İLE HÜKMETMEYENLER HAKKINDA

DAVET İMÂMLARININ SÖZLERİ (1)

Şeyhulislâm İbn Teymiyye'nin kelâmından telhîs ettiği mesâilde Müceddid İmâm Muhammed b. Abdilvahhâb (vefâtı: 1206) şöyle der:

«Yüce Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem için Kur'ân'da bir şerîat ve minhâc belirlemiş, ona bu şerîat ve minhâc ile hükmetmesini emretmiş, bu şerîat ve minhâcın bir kısmında kâfirlerin kendisini fitneye düşürmelerinden sakındırmış, bunun Allah'ın hükmü olduğunu ve ondan başkasına yönelenin câhiliyye hükmüne yönelmiş olacağını haber vermiş ve şöyle buyurmuştur: "Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir." [Mâide, 44]

Şüphe yok ki Allah'ın indirdikleriyle hükmetmenin vâcibliğine i'tikâd etmeyen kâfirdir. Her kim Allah'ın indirdiğine tâbi olmaksızın kendi görüşüyle adâlet olarak değerlendirdiği şeyle hükmetmeyi istihlâl ederse (helâl görürse) kâfirdir…

Hatta İslâm'a müntesib olan pek çok kimse gelenek ve törelerle, aşiret büyüklerinin emri ile  hükmetmektedirler. Kitâb ve Sünnet ile değil, onlarla hükmetmeyi uygun görüyorlar. Allah'ın indirdiğini bilmelerine rağmen ona iltizâm etmiyorlarsa bu küfrün ta kendisidir. Tam aksine ondan başkasıyla hükmetmeyi istihlâl ediyorlar ki bu durumda onlar kâfirdirler. Yok böyle değilse -daha önce de geçtiği gibi- câhildirler.

Allah'ın hükmüne bâtınen ve zâhiren iltizâm eden ancak isyân edip hevâsına tâbi olana gelince, bunun konumu diğer günahkarların konumuyla aynıdır.

Bu âyet, Allah'ın indirdiklerinden başkası ile hükmeden yöneticilerin tekfîr edilmesi hakkında Hâricîlerin öne sürdüğü delîllerden biridir. Sonra da onlar, (yöneticilerin tekfîrine dâir) bu inançlarının Allah'ın hükmü olduğu iddia etmişlerdir.»

Muellefâtu'ş-Şeyh (2/2/88-89)

PAYLAŞ
«Onların etrafında doldurulmuş kadehler dolaştırılır. O içki ne rahatsızlık verir ne de sarhoş eder. Yanlarında da el değmemiş, yalnız kendilerine göz dikmiş, iri gözlü hûriler vardır. » (Saffat/46-47-48)
Bir Müslüman bir ağaç diker de onun mahsulünden bir insan yahut hayvan yerse, muhakkak o yenilen şey, ağacı diken kimse için bir sadaka olur. (Buhari 13/6005, Müslim 1552/8)
İmam Ahmed b. Sinan el-Kattân –rahimehullah- der ki: "Dünyada ne kadar bid’atçi varsa, mutlaka hadis ehline buğzeder. Çünkü adam bid’at ortaya koydu mu kalbinden hadisin lezzeti sökülüp, alınır." (İmam Nevevî: "et-Tezkira".)